Siyaset dediğin şey aslında biraz satranç, biraz tiyatro, biraz da mahalle kahvesinde dönen o “Kim kime ne demiş” muhabbetinin kravatlı versiyonudur. Ama bazı oyuncular var ki oyunu satranç diye başlıyor, bir bakıyorsun tavla zarını havaya atmış, üstüne bir de okey taşı dizmeye kalkmış. İşte tam da böyle hikâyelerin birinden söz ediyoruz bugün.
Şimdi kimse kimseyi kandırmasın… İnsanoğlu dediğin varlık, hani şu “Çiğ süt emmiş” diye tarif edilen model, doymaz. Doyamaz. Eline bir şey geçer, “İyi güzel ama bunun XL’ı yok mu?” der. Makam gelir, “Bir üstü ne zaman?” diye sorar. Para gelir, “Bir sıfır daha eklesek ...
